Suriye’de Esad rejimi ile Batı destekli silahlı gruplar arasındaki çatışmalar derinleşirken, Batı Kürdistan’ın Kobani kentinde, halk tüm devlet kurumlarına el koydu. Kürt yetkililer, savaşın Kürdistan bölgesine ulaşmasını engellemek amacıyla böyle bir tedbir alındığını bildirdi.

Alınan bilgilere göre Kobani’de halkın kendi imkanları ile kurduğu sivil savunma komiteleri, tüm devlet kurumlarına el koydu. Bu bilgi PYD Başkanı Salih Müslim tarafından da doğrulandı.

Halkın Kobani’de “yönetime el koyması” sırasında herhangi bir şiddet olayının yaşanmadığı bildirildi. ANF’ye açıklamada bulunan PYD lideri Salih Müslim, devlet kurumlarının halk tarafından kurulan sivil savunma komitelerince ele geçirildiğini bildirdi. PYD lideri, Afrin’in bazı bölgelerinde de benzer bir durumun yaşandığını ifade ederek, “halk kendi kendisini yönetiyor” dedi.

Suriye’de iktidarın ele geçirilmesi için bir savaş yürütüldüğüne dikkat çeken PYD lideri, “Şam’da patlamalar oluyor, çatışmalar derinleşiyor. Halk yönetime el koyarak Özgür Suriye Ordusu ile rejim arasındaki çatışmaların Kürdistan’a yayılmasını önlemeye çalışıyor” dedi.

Kürtlerin Batı Kürdistan ve Suriye’de yoğun olarak yaşadıkları bütün kentlerde kendilerini koruması gerektiğinin altını çizen Müslim, “Burada kimseye yönelik bir düşmanlık sözkonusu değil. Ama çatışmaların bölgeye sıçramaması için halk yönetime el koyuyor” dedi.

Askeri güçlerin bölgede olmadığını ve emniyet güçleri ile de herhangi bir çatışma durumunun sözkonusu olmadığını belirten Müslim, “Kurumlara el konulurken, onlara ‘misafirimizsiniz’ deniliyor,’ kalmak istiyorsanız sizi koruruz ama biz burada yöneteceğiz’ diyorlar” şeklinde konuştu.

Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Suriye’nin ikinci büyük kenti Halep’te henüz çatışmaların olmadığını ifade eden Müslim, Kürtlerin yaşadığı bölgelere Suriye Özgür Ordusu’nun giremediğini ancak çatışmaların Halep’e de sıçrayabileceğini belirtti.

PYD lideri, Suriye’de çatışmaların derinleşeceğini söylerken, “Askeri bir dış müdahale de şimdilik beklemiyoruz. Bunun koşulları yok” diye ekledi.

Kürtlerini diğer bölgelerde de devlet kurumlarına el koyabileceği öğrenildi. Mart 2011’de başlayan olayların ardından, bölgede demokratik özerk bir yapı kurmak isteyen Kürtler, anadil okulları açtı, halk meclislerini kurdu ve kendilerini korumak için de savunma komiteleri oluşturdu. Kürtler, yaklaşık 3 milyon ile Suriye nüfusunun yüzde 15’ini oluşturuyor.

Başta Türkiye olmak üzere Kürdistan’ı sömürgesinde bulunduran devletler ile Batılıların yoğun komplo girişimleri ve manipülasyonlarına rağmen Suriye’deki temel Kürt organizasyonları tek çatı altında birleşmeyi başardılar.

PYD’nin de içinde olduğu bölgenin en kitlesel ve etkili gücü Halk Meclisi ile diğer bir çatı örgütü olan Kürt Ulusal Meclisi, 9-10 Temmuz tarihlerinde Hewler’de yapılan görüşmelerin ardından güçlerini ortaklaştırma kararı aldılar. Anlaşma, Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani huzurunda imzalandı. Batı Kürdistan’ı istikrarsızlaştıracak tüm faaliyetler ve şiddet olaylarını mahkum eden her iki Meclis, barışçıl yöntemlerle 40 yıldır iktidarda olan Baas rejiminin yıkılması çağrısında bulundu.