Sihir Bozuldu
Bülent ESİNOĞLU
Yaşı altmışın üzerinde olanlar iyi hatırlayacaklardır. 1960-1970’li yıllarda, dönemin gençleri, yaşadığımız düzeni ve olayları anlamak adına çok okurlardı.
Okuduğunu hayata ve eylemlere uygulamaya çalışırlardı. Gençlik liderleri de hep bu çok okuyan gençlerden çıkardı.
Amerika, ilk planda, halka önderlik etme ve yönlendirme konumunda olanları ele aldı.
Bir taraftan düzeni dönüştürmek adına, provokasyonlar sürdürülürken, öte yandan, yazan çizen, okuyan solcu kesim için plan ve programlar yapılıyordu.
Bunları etkilemek için sol görünümlü yayın organlarına destek verildi. Sürekli sol gösterip sağ vurmuşlardı.
Uygulanan planlar sonuç verdi. Eylem temelinde sol denetim altına alınmıştı. Sol denetim altına alınmış, ancak arkadan gelen solcular bitmiyordu.
Sol düşünce fikri ve teorik temel de saptırılmalıydı ki, arkadan gelen sol neslin önüne geçebilsinler.
Radikal Gazetesi ve benzerleri gazeteler peyda oldu. Solculara dönükmüş gibi görünen bu gazeteler, okumayan sahte solcuları, solcu olmayan ama kendini solcu sananlar tarafından okunur oldu.
Bu gazetelerin ideolojisi, emperyalizmin hizmetinde olduğu için okuyanlar da sonunda solculuktan çıktı. Liberal oldu.
Radikal ve ona bezeyen gazeteler gittikçe tiraj kaybeder oldu.
Bu tür gazete ve yayın organlarının itibar kaybetmesini kendimce şöyle açıklıyorum.
Bilinçsiz ve okumayan solcular liberalleştikçe, bu tür gazetelerin işlevi bitmiş oluyor.
Bu durum solcuların bittiği anlamına gelmiyor. Emperyalizm hangi planı uygularsa uygulasın, sömürü ve yoksulluk olduğu sürece solcu olacaktır.
Artık, dünya bir gerçeği çok iyi anlamıştır. Amerika ve Avrupa emperyalist ülkelerdir. Emperyalizme karşı savaşılmadan, vatanın bağımsızlığı elde edilmeden, ülke için hak, adalet, işsizlik, iktidar, emek sermaye çelişkisi gibi sorunlar çözüm yoluna girmez.
Antiemperyalist mücadele yükseltilmeden, sınıf mücadelesi yükseltilemez. Hiçbir gerici düşünce ve onun iktidarı kendiliğinden tarih sahnesinden çekilmez. Ta ki onu tavsiye edecek kuvvet onu tarih sahnesinden silene kadar.
Döneklikte köktencilik de (Radikal Dönek) şu yazdığım satırların sonucudur.
Özetle milli mücadele olmadan, sınıf mücadelesi yürümez.
Emperyalist rantlardan pay alan sendikalı işçiler ile devrim olmaz.
Emperyalizmin belirlediği düzen içinde ücret mücadelesi, emperyalizme karşı mücadele değildir.
Bu anlamda, yeni bir saptırmaya dikkat çekelim.
Çatı Partisi çalışmaları, solu PKK’nın kuyruğuna takma işidir. Solu antiemperyalist mücadeleden çekip, etnik temelde siyaset yaptırma işidir.
Antiemperyalist mücadelenin içinde olmayanlar, kendilerini solcu olarak tanımlasalar bile solcu olamazlar.
Bir sözümüzde kapitalizme olsun. Kapitalizm kendisini düşmez kalkmaz, yanılmaz, yenilmez, karşı konulmaz Allah olarak tanımlıyordu.
Gerçek görünmeye başladı ve sihir bozuldu.
18.10.2011, bulentesinoglu@gmail.com

 

Alıntıdır..