Haziran 2007’de İşçi Mücadelesi isimli devrimci Marksist gazetenin çağrısıyla kuruluşuna başlanan Devrimci İşçi Partisi, Şubat 2011’de yapılan kongreyle kuruluşunu tamamlamıştır.
Kendisini Devrimci Marksist olarak tanımlayan DİP, bir yandan kendisini inşa ederken, diğer yandan, Dördüncü Enternasyonal’in Yeniden Kuruluş Koordinasyon’un DEYK içinde, işçi sınıfının dünya partisinin inşası için de mücadele etmektedir.

Kısaltma: DİP
Genel Başkan: Sungur Savran
Kuruluş tarihi: 23 Haziran 2007
Öncülü: İşçi Mücadelesi
Siyasi görüşü: Marksizm-Leninizm, Sosyalizm, Komünizm

Devrimci İşçi Partisi, devrimci Marksizmi Türkiye topraklarında kökleştirmeyi, partiyi işçi sınıfının mücadeleci unsurlarıyla inşa etmeyi hedefler. Parti, İstanbul, Antalya, İzmir, Mersin, Ankara, Adana, Muğla başta olmak üzere birçok şehirde ve işçi havzasında örgütlenme faaliyeti sürdürmektedir. İşçi sınıfının bağımsız sınıf politikasını ön plana çıkartan DİP’in özgün politikalarından birisi, burjuvazinin islamcı ve batıcı-laik olarak iki kanada ayrılmış olduğu ve Ergenekon davası başta olmak üzere birçok politik olayın bu olguyla açıklanabileceği iddiasıdır. DİP, işçileri ve ezilenleri bu iki kampa dahil olmak yerine, kendi politikalarını savunabilecekleri bir üçüncü cephenin inşa edilmesi gerektiğini savunur.
Kürt sorunu konusunda Kürdistan’ın dört ülke tarafından sömürüldüğünü kabul eder, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını savunur. Kürt sorununda Kürt hareketine eleştirel destek, Kürt halkının eylemlerine ve taleplerine ise koşulsuz destek sunar. Arap, Kürt, Türk, Yahudi, İran’lı emekçilerin özgürce ve gönüllü birliktelik temelinde yaşayabileceği, Ortadoğu Sosyalist Federasyonu’nu savunur.
Kadın sorununda, kadınların kapitalizmle iç içe geçmiş erkek egemen sistem tarafından ezildiğini, emekçi kadınların kadın mücadelesinde en ön safta olmasını savunur. Kadın sorunu için sloganı: “Kapitalizme ve erkek egemenliğine karşı emekçi kadınlar en öne” olmuştur.
DİP Girişimi üniversite ve liselerde de mücadele etmektedir. Üniversitelerde solun büyük bir bölümünün savunduğu “özerk-demokratik üniversite” yerine “Özgür Emekçiler Üniversitesi”ni savunur. Özerk üniversite modelinin içinde mali özerklik gibi, TÜSİAD’ın da savunduğu, üniversitelerin kendi yağında kavrulacağı bir özerklik talebini savunmaz. Çünkü özerklik, devletin üniversiteleri finanse etmesi yerine, sermayenin kendi ihtiyaçları çerçevesinde üniversiteleri ele geçirmesidir. Bunun yerine ancak işçi iktidarında varolabilecek Marksist “özgür emekçiler üniversitesi” modeli bir geçiş talebi olarak savunulur.
DİP, Marx, Engels, Lenin, Trotskiy ve Rosa gibi Marksist önderlerin izinde, devrimci Marksizmi rehber edinir.

Reklamlar