• Örgütün Kuruluşunda Rol Alanlar: Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Cüneyd Zapsu, Abdülaziz Zapsu
• Örgütün Görevi: TSK içinde istihbarat, dinleme, izleme vb.
• Örgütün Para Kaynağı: Örtülü Ödenek
• Kanıt: Mahkeme dosyasına girmiş, yargı kararıyla yapılmış resmi telefon dinleme kayıtları

İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey, bugün (28 Ağustos 2011) Ankara’da, Partisinin Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, önceki Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’e ait olduğu iddia edilen yasa dışı elde edilmiş ses kayıtlarının internete düşmesi ile gündeme gelen “Genelkurmay Başkanı’nı kim dinliyor?” sorusunun yanıtını kanıtlarıyla açıkladı. Özbey açıklamasında şunları söyledi:

“Genelkurmay Başkanı’nı kim dinliyor?” sorusunun yanıtı, 1. Ergenekon Davası’nın ek klasörlerinde bulunan telefon konuşma kayıtlarında yer almaktadır.
Mahkeme kayıtlarında, Recep Tayyip Erdoğan’ın, emekli Korgeneral Altay Tokat’tan, “Türkiye’nin büyük bölgelerinde askeri olarak istihbarat birimi kurması”nı istediği bilgisi bulunuyor.
E. Korg. Altay Tokat ve arkadaşları arasındaki konuşmaların “İletişim Tespit Tutanakları”, Erdoğan’ın Gizli Örgütünün TSK içinde örgütlenmesini ortaya koymaktadır. Bu Tutanaklar 1. Ergenekon Davası dosyasında bulunuyor.
2004 Nisan ayında, “Askerle hükümetin arasının kötü” olduğu açıkça belirtiliyor. Buradan hareketle Orduyu izleyen ve operasyon yapacak bir yasadışı örgütlenmeye girişiliyor (14 Nisan 2004 günlü Dinleme Tutanağı).
AKP yöneticilerinden Cüneyd Zapsu ve kardeşi Aziz Zapsu, 11 Nisan 2004 günü Bolu’da Abant ötelindeki buluşmada, E. Korg. Altay Tokat’a Tayyip Erdoğan adına şu önerilerde bulunuyor:
• Türkiye’nin büyük bölgelerinde askeri istihbarat birimi kurması,
• Tüm yetkilerle donatılacağı,
• Bu ülkenin gelişmesine zarar veren birimlerle (Türk Ordusu) ilgili bilgi toplaması,
• Gizli örgütlenmenin başına geçmesi,
• Gizli Ödenek’ten (Örtülü Ödenek kastediliyor) 300-500 milyon liranın kontrolünün kendisine verilmesi,
• Tayyip Erdoğan’ın E. Korg. Altay Tokat’ı MİT Müsteşarlığına getirmek istediği

İLK TEKLİF TOKAT’A

Altay Tokat’a bu teklifin, Başbakan Erdoğan vasıtasıyla sunulduğu yine mahkeme kayıtlarına giren telefon konuşmalarında yer alıyor.
Taşdelen, 9 Nisan 2004 tarihinde, dönemin Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Hüsnü Güler’le yaptığı telefon konuşmasında, Bolu’da yapılacak bir toplantıdan bahsediyor. Cüneyd Zapsu’nun da katılması beklenen toplantıda “Paşa” diye bahsettikleri E. Korgeneral Altay Tokat’a “Erdoğan” vasıtasıyla bir teklif götürüleceği anlatılıyor.
Taşdelen telefonda bir arkadaşına dönemin Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım’ın bir konuşmasına kulak misafiri olduğunu söylüyor ve Yıldırım’ın, “askeri diskalifiye etmemiz lazım” dediğini belirtiyor.

KURULUŞ TOPLANTISI

11 Nisan 2004 Pazar günü Bolu’da Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Abdullah Gül, Cüneyd Zapsu, Aziz Zapsu, Ömer Dinçer ve emekli Korgeneral Altay Tokat’ın da katıldığı bir toplantı yapılıyor. Toplantıda Altay Tokat’a iki teklif sunuluyor. İlk teklifin MİT Müsteşarlığı, ikinci teklifin de “istihbarat örgütü kurması” olduğu anlaşılıyor. Altay Tokat ilk teklif için “şeref duyarım”, ikincisi için de “düşünmem gerek” diyor.

GİZLİ İLETİŞİM AĞI KURULUYOR

Abant gizli görüşmesinden sonra, yine İletişim Tutanaklarıyla saptandığı üzere, E. Korg. Altay Tokat, adamlarıyla kendi arasında, gizli iletişim ağı kuruluyor: Esat Kurucu’ya 5 telefon 5 hat alma görevi veriliyor. “Kırılmayan hat” numaraları verileceği belirtiliyor. Aralarındaki gizli görev konuşmalarını o hatlardan yapacakları belirtiliyor (14.04.2004 günlü Dinleme Tutanağı).
E. Korg. Altay Tokat’a hükümet mensupları, “gayri resmî” benzin ve motorin işi yapma olanakları sağlıyorlar ve rakip 12 firmanın üzerini çizmeye varan yetkiler tanıyorlar. E. Korg. Altay Tokat, yaptıkları işlerin “resmî olmadığını”, başka deyişle yasal olmadığını kendi ağzıyla birkaç kez ifade ediyor.

GÜL-ERDOĞAN-TOKAT BULUŞMASI

En önemlisi: E. Korg. Altay Tokat, Recep Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül ile Ordu içinde gizli örgütlenme konusunda buluşuyorlar. Görüşmeyi AKP önde gelenlerinden Ömer Dinçer örgütlüyor (27.04.2004 günlü Dinleme Tutanağı). Dinleme Tutanakları, Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Abdullah Gül’ün Ordu içinde gizli örgütlenme işini bizzat yönettiklerini kanıtlıyor (Tayyip Erdoğan’ı adının geçtiği tutanaklar: 07.04.04 / 09.04.04 / 27.04.04).

“HÜKÜMET VE ASKERİN ARASI KÖTÜ”

AKP’ye yakın işadamı İbrahim Taşdelen, ortağı Esat Kurucu’yla 14 Nisan 2004 günü yaptığı telefon görüşmesinde, Bolu toplantısının içeriği hakkında ayrıntılı bazı bilgiler veriyor. Taşdelen, Tayyip Erdoğan’ın, hükümet ile askerin arasının çok kötü olduğu için bir istihbarat örgütüne ihtiyaç duyduğunu anlatıyor.

KANITLAR 245. KLASÖRDE

Bu konuşmalar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden, Birinci Ergenekon davasının, 245 numaralı ek klasöründe yer alan mahkeme kararıyla dinlenen telefon kayıtlarının dökümünde yer alıyor. Telefonu dinlenen kişi, İbrahim Bilgehan Taşdelen. Taşdelen’in telefonu, bir kaçakçılık soruşturması kapsamında İstanbul 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararıyla 2004 yılında dinlemeye alınmış.

ÇETİN DOĞAN DA DOĞRULUYOR

E. Korg. Tokat, sınıf arkadaşı E. Org. Çetin Doğan’a, 2004 yılında Tayyip Erdoğan’dan gizli örgütlenmenin başına geçme önerisi aldığını, ancak bu öneriye kabul etmediğini, MİT Müsteşarlığı’na hayır demediğini belirtiyor (E. Org. Çetin Doğan ile görüşme, Aydınlık, 22 Ağustos 2010).

YAVUZ DONAT 2003’TE YAZMIŞTI

Kıdemli gazeteci Yavuz Donat, daha Tayyip Erdoğan hükümetinin yeni kurulduğu günlerde, gizli örgütü açıklamıştır. Sabah’ta 17 Temmuz 2003 günü birinci sayfada iri puntolarla “Özel Örgüt” diye yayımlanan tarihi haberde şu somut bilgiler yer alıyor:
Örgüt, doğrudan Başbakana bağlı bir organizasyondur.
İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nın bilgileri dahilindedir.
Bütün iç güvenlik birimleri de bu organizasyonun içindedir.
Karargâh gizli tutulmaktadır; TBMM’ye yürüme mesafesindedir.
Çalışmaları da gizlidir.
Operasyonel niteliği yüksektir. (Doğrulandı)
Bu organizasyonun çalışmaları belli bir noktaya geldikten sonra, iki ayrı düğmeye aynı anda basılacak. Bazı kişiler, doğrudan Yargı’ya gönderilecektir (Bu plan da uygulanmıştır).

ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİN GİZLİ ÖRGÜT İÇİN KULLANILMASI

Özel Örgütlenmenin büyük parasal kaynağı, Başbakanlık Örtülü Ödeneğidir.
Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, örtülü ödenek harcamalarının 2006’da 210 milyon dolar ve 2007’de 240 milyon dolar olduğunu belirtmişti. Oysa 2005 yılının Örtülü Ödenek gideri 30 milyon doların altındaydı. Örtülü ödenek giderleri, Özel Örgütlenmenin faaliyetinin genişlemesiyle birlikte, 2005’e göre, 2006’da 7 kat, 2007’de ise 8 kat büyümüştü.
Tayyip Erdoğan’ın yardımcısı Ekren, bu artışı “gizli haber alma giderleri” diye açıklamıştı. (Aydınlık, sayı 1099, 10 Ağustos 2008). Oysa Başbakanlığın gizli haber alma diye ayrı bir harcaması olamaz. Çünkü MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ayrıca örtülü ödenekleri var.

TSK’NIN SAVAŞ YETENEĞİNİ ZAYIFLATAN EYLEMLER

Tayyip Erdoğan’ın Gizli Örgütü, Ergenekon, Poyrazköy, Kafes, Balyoz, Erzurum Ergenekon’u gibi tertiplerle Türk Ordusu’nun savaş yeteneğini yıpratan uygulamalar yürütmektedir. Bu uygulamaların hepsi artık çok sayıda kanıtla ispatlanmaktadır. Genelkurmayı dinleyen Gizli Örgüt, Kozmik odalara girmekte, Türk Ordusu’nun savaş sırlarına el koymakta, bu bilgileri ABD ve İsrail’e servis etmektedir.

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN
AKP HAKKINDAKİ HÜKMÜ

Anayasa Mahkemesi, AKP’nin Cumhuriyet yıkıcısı bir faaliyetin odağı haline geldiğini 30 Temmuz 2008 günü hükme bağlamıştır. Bu faaliyette Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün eylemleriyle sorumlu olduklarını da hükme bağlamıştır.
Cumhuriyet yıkıcılığı, iktidarda bulunan bir Parti tarafından yasadışı bir örgütlenmeyle uygulanmaktadır.

HERKES GÖREV BAŞINA

Olay yıkıcı bir gizli örgütlenme olmaktan öte bir casusluk faaliyetidir.
İşçi Partisi, görev başındadır. Ellerimiz Türkiye düşmanlarının yakasındadır. BOP Eşbaşkanlığının suçlarını milletimize açıklamaya devam edeceğiz.
Ancak kendisini Cumhuriyet’e, Millete ve Vatan’a karşı sorumlu hisseden herkese görev düşmektedir. Bu suç örgütünün üzerine gitmek başta kamu görevlileri olmak üzere bütün yurttaşların görevidir. Ama öncelikle Askeri Savcılar dahil olmak üzere Cumhuriyet Savcıları ve Mahkemelerin görevidir.

TELEFON KONUŞMALARI – I

“ABİ” GİZLİ ASKERİ İSTİHBARAT EKİBİ İSTİYOR

İbrahim Taşdelen ortağı Esat Kurucu’ya Bolu toplantısının içeriği hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Bu görüşme 14 Nisan 2004 gününün ilk saatlerinde, 00.21’de yapılıyor.
İbrahim Taşdelen- O gün Bolu’ya gittim, Cüneyt Zapsu yok muydu?
Esat Kurucu- He
Taşdelen- Cüneyt Zapsu, onun kardeşi orada idi. Babaya dediler ki böyle böyle, bu Müsteşarlığa biz çok istiyoruz senin gelmeni. Nereye geleceğini biliyorsun daha.
Kurucu- He biliyorum, he.
Taşdelen- He dedi, biz buraya çok istiyoruz dedi. İşte abi de istiyor. Ona abi diyor biliyor musun? Abi de çok istiyor dedi. Yalnız dedi, işte böyle böyle bir hadise var falan. Neyse bu tepedeki var ya en tepedeki Cumhur; o da hasta imiş zaten kansermiş dedi. Bu arkadaş dedi, rahatsızlık yaratıyor biliyorsunuz dedi. Baba dedi ki vallahi benim için önemli değil dedi. Ben dedi, bunun için çok sevdalı bir adam değilim dedi. Çok dedi isteyen bir adam da değilim dedi. Ama dedi, devletin dedi, böyle bir görevi bana nail görmesi şeref verir bana dedi. Olursa dedi baş göz üstüne ama dedi, ben dedi çizgimden ödün vermem yani benim çizgim belli falan yaptı baba. Ben de babaya dedim ki, onlar bir ara kalktı. Baba dedim Allah aşkına dedim. Yani kurban olurum sana dedim, yani bunlara dedim… falan gelmişti bir güvenlik falan ne ise. Sonra dediler ki, paşam dediler sizden bir ricamız daha var dediler şu anda Hükümet ile Asker çok kötü abi.


TELEFON KONUŞMALARI – II

ÖRTÜLÜ ÖDENEK EMRİNDE

Kurucu- Öyle, de mi?
Taşdelen- Çok kötü çok kötü, aşırı. Dediler ki böyle böyle. Sayın işte abimizin bir ricası var, bir ekip kursun bize… Görevlendirelim her bölgede. Türkiye’nin büyük bölgelerinde askeri olarak istihbarat birimi kursun.
Kurucu- Evet.
Taşdelen- Tüm yetkilerle donatalım bir de dediler. Sadece yani bu ülkenin gelişmesi için bu ülkeye zarar veren birimlerle ilgili bir takım işte bilgiler falan toplayalım, başına da sizi getirelim diye teklifte bulundular. Baba dedi vallahi ben kimsenin tetikçisi değilim, hiçbir partinin de dedi. Yalnız… değilim. O dediğiniz en tepedeki hadise olursa ülke için şeref duyarım. Öbür türlü düşünmem lazım dedi. (Not: Dosyadaki özgün tutanakta “en tepedeki” ifadesi daire içine alınıp ok çıkarılarak “MİT” yazılmış; “öbür türlü” ifadesi de “diğer kuruluş” olarak değerlendirilmiş.)
Ne ise dediler işte, üç yüz beş yüz falan filan, şu bu kontrolleri sizin elinizde, gizli ödenek sizin elinizde. Neyse, Paşa yolda geliyoruz ikimiz beraber. Paşa’nın arabasını kullanıyordum. Baba dedim, yani bu saatten sonra bizim menfaatimiz, senin dedim siyasi geleceğin söz konusu dedim. Bundan sonra bir dönem daha bu hükümet burada dedim.
Kurucu- He
Taşdelen- Biz dedim parti olarak bir daha başa gelemeyiz, öyle şansımız yok, bunu da dedim göz önüne al.


TELEFON KONUŞMALARI – III

GİZLİ ÖRGÜTÜN HEDEFİ:
ASKERİ DİSKALİFİYE ETMEK

Tüm bu gelişmelerden iki hafta önce, yani 1 Nisan 2004 günü, Milli Güvenlik Kurulu toplanmış, ağırlıklı olarak o dönem gündemde olan Kıbrıs sorunu konuşulmuştur.
İbrahim Taşdelen aynı gün bir araya geldiği Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın telefon görüşmesine “kulak misafiri” oluyor. Yıldırım’ın konuşmasında duyduklarını, Esat Kurucu’yla yaptığı görüşmede şöyle anlatıyor:
İbrahim Taşdelen- Yolda gidiyoruz, tabii ki şey aradı. Bu milli, söyle ismini. Bugün MGK vardı ya MGK…
Esat Kurucu- He
Taşdelen- Kulak misafiri oldum. Tabii askerlerle tartışmışlar bugün. Askerlerle bu Kıbrıs konusu için askerler demişler Bakan Bey konuşurken ben de kulak misafiri oldum. Bizim askerler demiş, “Böyle bir hata yaptığınız zaman sizin ipinizi çekeriz” demişler.
Kurucu- Evet.
Taşdelen- İşte Bakan Bey diyor ki artık hâlâ biz bu askeri diyor, bir türlü diyor diskalifiye edemiyoruz.


TELEFON KONUŞMALARI – IV

“ALTAY TOKAT, ERDOĞAN VE GÜL’LE GÖRÜŞTÜ”

Bolu’daki toplantının üzerinden 16 gün sonra, İbrahim Taşdelen 27 Nisan 2004’teki bir telefon görüşmesinde, E. Korg. Altay Tokat’ın, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’le görüşmeler yaptığını anlatıyor. “Tombul elli” diye tanımladığı, Antalya’da yaşadığı anlaşılan X adlı arkadaşıyla yaptığı görüşmede AKP çevresinin Altay Tokat’a “taptığını” şöyle anlatıyor:
X- Şey, baba ne yapıyor şimdi orada?
İbrahim Taşdelen- Abi ne yapsın baba. Var ya tapıyorlar resmen!
X- Allah Allah
Taşdelen- Hükümetle asker arasında köprü ya şimdi.
X- Allah’ını seversen?
Taşdelen- Kur’an çarpsın. Şimdi bu Tayyip Bey’le de bazı şeyleri var, bir görüşmeleri oldu Abdullah Bey ile.
X- Hı
Taşdelen- Hükümetle şey, Ömer Bey bugün geldi ofise babanın yanına.
X- Ömer Bey kim?
Taşdelen- Dinçer.
X- Ömer Dinçer, he.
Taşdelen- Yav bir gelsen. Çok güzel şeyler var da yaşaman lazım. İnanılmaz şeyler var.

Kaynak: http://ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=3391